TÜRK YÜKSEK MİMARLAR BİRLİĞİ’İNDEN -
MİMARLAR DERNEĞİ 1927’YE
GİRİŞ
Mimarlar Derneği 1927, en çok bilinen adı ile Türk Yüksek Mimarlar Birliği, Osmanlı İmparatorluğu dönemi dahil Türkiye’ deki mimarların ilk bağımsız örgütüdür. Bu örgüt, çok uluslu bir imparatorluğun yıkılıp yerine, yepyeni bir ülkenin yaratılma çabalarının başlangıç tarihi olan Cumhuriyet’ in 1923 yılında ilanından sadece dört yıl sonra 1927 yılında kurulmuştur. Altı kalın hatlar ile çizilmiş bu iki gerçek, Türk Yüksek Mimarlar Birliği’ nin tarihsel açıdan önemini kavramaya yeterlidir.
Yaklaşık yüz yıl süren, Balkan Savaşları, Trablus Savaşı, Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı ile harap olmuş bir ülke, çökmüş bir ekonomi, bezgin bir halk ile bir İmparatorluğun enkazı üzerinde Türkiye Cumhuriyeti’ nin kurulması sürecinin başlangıcında, Atatürk ve arkadaşlarının genel hedefleri vardır. Ancak bunların hayata nasıl geçirileceği, uygulamada neler yapılabileceği konusunda detaylı programları yoktur.
İmparatorluk döneminde Saraya yakın yabancı ve azınlık mimarların, Rum, Ermeni kalfa ve ustaların bu süreçte ülkeyi terk etmesi ile büyük ölçekte yapı sektöründe çalışan, yetişmiş teknik eleman boşluğu doğmuştur. İstanbul’ da inşaat faaliyeti durmuş, Anadolu da ise kent ve kasabalarda anonim yapı etkinliği yok gibidir. Sadece Ankara’ da kısıtlı bir yapı faaliyeti görülmektedir.
Yapı malzemelerinin tamamına yakını yurt dışından getirilmektedir. Osmanlı İmparatorluğu’ndan geriye sadece bir kaç kereste, çimento ve tuğla fabrikasından ibaret bir sanayii kalmıştır. 1927’de ulusal gelir %67 tarım, %10 konut ve inşaat dahil sanayi, %23 hizmetler olarak dağılmaktadır. Aynı yıl sayımına göre 13.650.000 kişilik nufusun %83.7’ si onbinden az kırsal yerleşmelerde yaşamaktadır. 1927 sanayi sayımında 65 000 işletmenin %72’ si bir ila üç kişi çalıştırmakta olduğu görülmektedir. Yüz kişinin üstünde işçi çalıştıran işletme sayısı yok denecek kadar azdır.
Alt yapı tesislerinin millileştirilmesi, Anadolu kentlerinin onarımı, Başkent Ankara’ nın kuruluşu, göçmenlerin iskanı gibi yapım önceliklerinin yerine getirilebilmesi için gerekli bütçe olanakları bulunmamaktadır. Bütçenin büyük bir kısmı Osmanlı borçlarının ödenmesine gitmektedir.
1923 yılında yapılan İzmir İktisat Kongresi ile ekonomi liberal bir çizgiye oturtulmuş, milli iktisadın esas olduğu, yabancı sermayeye ülke için zararlı olmadığı sürece karşı olunmayacağı kabul edilmiştir.
Cumhuriyetin ilk beş yılında çok önemli kararlar alınmış, 1922’ de saltanat, 1924’ de hilafet kaldırılmış, eğitim birleştirilmiş, laiklik yolunda önemli bir adım atılmıştır. 1925’ de kıyafet devrimi yapılmış, uluslararası takvim ve saat benimsenmiş 1926’ da Medeni Kanun kabul edilmiş, 1927 yılında sanayi özendirmek amacıyla Sanayii Teşvik Kanunu çıkarılmış, 1928 harf devrimi yapılmıştır.
1927 yılına kadar geçen süreç bir geçiş dönemidir ve her türlü etkinliği önceliyen, diğerlerini de belirleyici bir içerik ve ağırlık taşıyan siyasi olaylar ve radikal karalarla dolu geçen ilk beş yılın sonunda kuruluş sarsıntıları büyük ölçüde atlatılmış, yeni rejimin gücü, niteliği ve özellikle yönü açıklık kazanmıştır.
İmparatorluğun feodal kurumlarının tasviyesi bu yıllar içinde hızlı bir operasyon biçiminde gerçekleştirilmiş, yerine ulusal bir devlet yapısının ve cumhuriyetçi kurumların getirilmesine girişilmiştir. Kültürel- ideolojik, siyasi ve ekonomik alanda bir dizi kararla rejimin kimliğini tanımlama ve yapısal kuruluşunu gerçekleştirme yönünde önemli mesafeler alınmıştır. Artık genç Cumhuriyet’in toplumsal gelişme hedeflerini daha açık olarak aradığı ve belirlemeye çalıştığı bir evreye girilmektedir. Slogan olarak özetlendiği biçimiyle “Çağdaş uygarlık düzeyine erişmek” her kesimde benimsenmesi öngörülen hedeftir.
Cumhuriyet dönemi mimarlığı da bu hedef doğrultusundaki kurumlaşmanın bir parçası olarak kendi etkinlik alanında özgül düşünce, uygulamalar ve örgütlenmelerle biçimlenecekti. O dönem mimarların büyük bir tutku ve özveriyle katıldıkları bir yapılanma gerçekleştirilecek ve Cumhuriyet’in kurumlaşması ile Cumhuriyet mimarlığının kuruluşu ve kurumlaşması içiçe ve özdeş olacaktır.
Bu anlamda “Cumhuriyet mimarlığının kuruluş ve kurumlaşması” nın örgütülü gücü 1927 yılında kurulan Türk Mimarlar Cemiyeti’ dir. Cumhuriyet’in geçiş döneminin sonu, kuruluş ve kurumlaşma döneminin başlangıcı olarak kabul edilen bu tarih ile Türk Mimarlar Cemiyeti’ nin kuruluşunun aynı tarihe gelmesi tesadüf değildir, şartların olgunlaşmasına bağlıdır. Ülke imarını kolaylaştırıcı pek çok yasa ve düzenleme hayata geçirilmiş, 31 Mayıs 1927’ de sadece diplomalı mimar ve mühendislerin mesleklerini uygulamalarını sağlayan yasa kabul edilmiştir.
Türk Yüksek Mimarlar Birliği, ülkenin Cumhuriyet devrimleri doğrultusunda yeniden yapılanması, özelde mimarların, genelde tüm teknik elemanların yetki ve sorumluluklarının, çalışma koşullarının tesbit edilmesi, mesleğin tanıtılması doğrultusunda büyük katkıları olmuştur. TMMOB Kanunun yasalaşması ile teknik eleman örgütlenmelerinin bir üst seviyeye çıkarılması, UIA’ nın aktif bir üyesi olmak suretiyle örgütlerinin uluslararası boyutlara taşınması, yabacı teknik elemanların denetimsiz iş almalarının önlenmesi, projelerin yarışmalar ile adil bir şekilde dağıtılması ve emeklerinin karşılığının hakkaniyet ölçüleri içinde alınması, yapı işlerinin usta ve kalfalar değil diplomalı teknik elemanlar tarafından yapılması gibi mesleklerinin kuruluş ve kurumlaşmasını sağlama yönünde ciddi mücadeleler vermişler ve girişmiş oldukları mücadelelerin tümünü kazanmışlardır.
Onlar Cumhuriyet devrimler mozaiğinin mimarlık parçasını oluşturmaktadırlar.
Mimarların bağımsız örgütlenmeleri kuruluşundan günümüze şu evrelerden geçmiştir:
-
Türk Mimarlar Cemiyeti......................1927 - 1939
-
Türk Yüksek Mimarlar Birliği..............1939 - 1965
-
Türk Mimarlar Derneği........................1965 - 1973
-
Mimarlar Derneği.................................1973 -
Bu listeye 1927 yılında İstanbul’ da kurulan ve 1934 yılında açılan Türk Mimarlar Cemiyeti İstanbul Şubesi’ nin temelini oluşturan Güzel Sanatlar Birliği Mimari Şubesi’ni de ilave etmek lazımdır.
MİMARLARIN BAĞIMSIZ ÖRGÜTLENMELERİ,
Cumhuriyetin ilanı ile yeni bir Cumhuriyet’in oluşum süreci içinde Mimarlar da artık kendi, bağımsız örgütlerinine kavuşmayı istemektedirler ve zorda olsa şartlar da buna elvermektedir. 18.Şubat.1927’de Ankara’da Türk Mimarlar Cemiyeti, 9.Mart.1927’ de İstanbul’ da Güzel Sanatlar Birliği Mimari Şubesi birbirlerinden tamamen habersiz, yirmi gün ara ile kurulmuştur. 1934 yılında Güzel Sanatlar Birliği Mimari Şubesi mensupları Türk Mimarlar Cemiyeti İstanbul Şubesini kurmuş, 1939 yılında resmen kabul edilen tüzükleri ile isimlerini Türk Yüksek Mimarlar Birliği’ ne dönüştürmüşlerdir. Bu tüzüğe göre Ankara Merkez, İstanbul Şube olmuştur. 1954 yılında TMMOB ve buna bağlı Mimarlar Odası’ nın kurulmasından sonra, 1965 yılında İstanbul Şubesi’ nin kapanmış ve Türk Mimarlar Derneği kurulmuştur. Bu örgüt halen çalışmalarını Mimarlar Derneği 1927, adı ile Ankara’ da sürdürmektedir.
TÜRK MİMARLAR CEMİYETİ - ANKARA ÖRGÜTLENMESİ 1927-1939
Ankara, başkent ilan edilmesinden sonra Cumhuriyetin ilk yıllarında imar politikalarının öncelikli konusudur. Resmi bina, konutlar ve alt yapı tesislerinin inşaatlarındaki hızlı artış nedeniyle yüklenici, bürokrat ve projeci olarak, ağırlıkla İstanbul’ dan çok sayıda mimar Ankara’ ya gelmiştir. Resmi kuruluşlardaki işlerinin yürütülmesinde zorluklarla karşılaşmakta, sorunlarını aktarmak için bir araya gelme ihtiyacını duymaktaydılar. Resmi kuruluşların da kendilerine danışabilecekleri, birlikte çözüm üretebilecekleri uzman örgütlere ihtiyaçları vardı.
Cemiyet, Ankara’ ya gelen genç mimarların birlikteliğini ve karşılaşılan sorunlara karşı örgütlü çözüm üretip, örgütlü mücadelerini sağlamak amacıyla 18 Şubat.1927 tarihinde Türk Mimarlar Cemiyeti adı ile kuruldu ve ilk başkanlığa Bedri Tümay seçildi.
1928 yılına kadar mimar yetiştiren tek kurum olan Güzel Sanatlar Akademisi’nden sadece 178 kişi mezun olmuştur. 1933 yılında Türk Mimarlar Cemiyeti’nin azası ise sadece 20 kişidir.
GÜZEL SANATLAR BİRLİĞİ MİMARİ ŞUBESİ - İSTANBUL ÖRGÜTLENMESİ 1927-
Mimarlar İstanbul’ da, Ankara’ dan tamamen bağımsız olarak 9 Mart 1927 tarihinde Güzel Sanatlar Birliği bünyesinde Mimari Şube olarak örgütlenmişlerdir. Güzel Sanatlar Birliği’nin kaynağı ise Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’ dir.
Osmanlı Ressamlar Cemiyeti İkinci Meşrutiyetin ilanından sonra,1909 tarihinde, farklı sanat anlayışlarına sahip ressamların bir araya gelerek kurdukları bir dernektir. Amaçları sanat konusundaki çeşitli düşüncelerini ve sanat anlayışlarını topluma daha rahat anlatabilmektir. 1921’ de Türk Ressamlar Cemiyeti, 1926’ da Sanay-i Nefise Birliği , 1927 yılında da Güzel Sanatlar Birliği adını almıştır. 1911- 1914 yılları arasında onsekiz sayı toplam 320 sayfa tutarında bir dergi yayınlamışlardır. Sultan Abdulaziz’in gazetenin fahri başkanı olarak gazeteye ve cemiyete yardımcı olduğu anlaşılmaktadır. Bu cemiyetin kurucularının bir bölümü Sanayi-i Nefise mezunlarıdır.
Güzel Sanatlar Akedemisi’ ne müdür olarak atanan Namık İsmail’in, o güne kadar sadece resssamların örgütü olan Güzel Sanatlar Birliği'ni tüm şube mezunlarını, dolayısı ile mimarlık şubesini de kapsayacak şekilde 1927 yılında genişletmesi ile Güzel Sanatlar Birliği Mimari Şubesi doğmuştur. Diğer Şubeler resim, heykel, tezyin (süsleme) dir.
Osmanlı Ressamlar Cemiyeti sarayın himayesinde kurulduğundan merkezi ve lokali de Alay Köşkü olmuştur, Güzel Sanatlar Birliği Mimari Şubesi de kurulunca bu binayı kullanmıştır.
Güzel Sanatlar Birliği Şubeleri her biri bağımsız bir örgüt gibi kendi üyelerini kayıt edip, kendi gelir ve giderlerini düzenlerlerdi. Birlik sadece bir üst örgüt gibi koordinasyon görevini yerine getirirdi. Ancak bu yapı mimarların sorunlarına çözüm bulmak için etkili girişimlerde bulunmalarını engellemekteydi.
Güzel Sanatlar Birliği Mimari Şubesi üyelerinin sayısı 1932’ de 88, 1933 de 108’ dir.
İKİ ÖRGÜTÜN TEK ÇATI ALTINDA BİRLEŞMESİ,
TÜRK MİMARLAR CEMİYETİ İSTANBUL ŞUBESİ’ NİN KURULUŞU,
Ankara bağımsız bir örgütken, İstanbul’un farklı disiplinleri kapsayan bir Birliğin şubesi olması hareket kabiliyetini engellemekte, iki kuruluşun birlikte çalışmasını zorlaştırmaktadır. Birleşme fikri neredeyse kuruldukları günden itibaren ortaya atılmıştır.
1934 yılında birleşme şartlarını görüşmek üzere Ankaralı, İstanbullu ve henüz resmi bir örgüt çatısı altında birleşmemiş olan İzmirli mimarlar İstanbul’ da toplanmışlardır. Bu toplantı sonucu Güzel Sanatlar Birliği Mimari Şubesinden tamamen bağımsız bir Türk Mimarlar Cemiyeti İstanbul Şubesi’nin kurulması kararlaştırılmıştır. Güzel Sanatlar Birliği Mimari Şubesi’ de kapanmadan Türk Mimarlar Cemiyeti kanatları altında varlığını sürdürecektir.
5.1.1936 pazar günü Türk Mimarlar Cemiyeti İstanbul Şubesi ilk kongresini yaparak Yönetim Kurullarını seçmiştir.
TÜRK YÜKSEK MİMARLAR BİRLİĞİ DÖNEMİ 1936-1965
Türk Mimarlar Cemiyeti 1927 yılında kabul edilen bir tüzük ile çalışmalarını sürdürmüştür. Bu Cemiyete bağlı bir İstanbul Şubesi’nin kurulabilmesi için tüzükte bazı düzenlemeler yapılması zorunluluğu doğmuştur. Türk Mimarlar Cemiyeti İstanbul Şubesi 1936 yılında ilk seçimlerini yapmış olmasına rağmen, tüzükleri 1939 yılında tasdik edilmiştir. O tarihe kadar Türk Mimarlar Cemiyeti adını kullanan örgüt, bu tarihten sonra Türk Yüksek Mimarlar Birliği adı ile yeni bir resmi yapıya kavuşmuştur.
1931 yılında Türk Güzel Sanatlar Birliği Mimari Şubesi’ ne kayıtlı 86 üyenin 30 tanesinin adlarından anlaşıldığı kadarıyla Rum ve Ermeni kökenlidir. 1940 tarihinde 205 üyenin ise 34 tanesinin gayrimüslim olduğu görülmektedir.
Birliğe üye olmak için resmi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Türk Yüksek Mimarlar Birliği, Dernekler Kanuna tabii, mesleki amaçlar doğrultusunda gönüllü katılıma dayalı bir örgütlenme biçimidir.
Türk Yüksek Mimarlar Birliği’ ne bağlı olarak İstanbul’ dan sonra başka Şubeler de kurulmuştur:
TYMB İzmir Şubesi, kuruluşu 16.7.1947 tarihinda onaylanmıştır. Ancak 1930’ lu yıllardan beri çalışmalarını sürdürdüğü bilinmektedir. 27.7.1961 yılına kadar çalışmalarına aktif bir şekilde devam etmiştir.
TYMB Bursa Şubesi 1946 yılında , TYMB Doğu Bölgesi Temsilciliği - Diyarbekir Temsilciliği 1947 yılında, TYMB Adana Temsilciliği 1951 yılında, TYMB Zonguldak Şubesi 1953 yılında kurulmuştur. Bu şube ve temsilciliklerin ne zaman kapandığı bilinmemektedir.
TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ ve MİMARLAR ODASI’NIN KURULUŞU
TMMOB Kanunun hayata geçirilmesi ve Odalar’ın kurulması sürecinde yukarıdan aşağıya doğru bir süreç uygulanmıştır. Önce tüm ilgili meslek kuruluşları ve Bayındırlık Bakanlığı temsilcileri tarafından oluşturulan Kurucu Kurul toplanmış ve 18 Ekim 1954 günü TMMOB Kurucu Genel Kurulu’nu toplantıya çağırmıştır. Bu Genel Kurul’ da kurulacak Odalar tesbit edilmiş, ilk TMMOB Yönetim Kurulu seçilmiştir.Kurulacak on Odadan biri de Mimarlar Odası’ dır.
Bunun üzerine Mimarlar Odası Kurucu Genel Kurulu, 15 Aralık 1954 tarihinde İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ nde toplanmış ve ilk Yönetim Kurulunu seçmiştir.
Bu yönetim tarafından hazırlanan Oda tüzüğü 15 Mart 1955 tarihinde İstanbul Teknik Üniversitesinde toplanan Mimarlar Odası Olağanüstü 2. Genel Kurulu tarafından kabul edilmiş ve 4.Nisan.1955 tarihinde TMMOB tartışılarak onaylanmış ve Odanın kuruluşu resmen tamamlanmıştır.
17 Aralık 1955 de Mimarlar Odası İstanbul Şubesi, 18 Aralık 1955 de Mimarlar Odası İzmir Şubesi, 25 Aralık 1955 de Mimarlar Odası Ankara Şubesi resmen kurulmuştur.
Odanın ilk merkezi İstanbul’ dur, 1 Eylül 1959 tarihinde kanunda yapılan değişiklik uyarınca merkez Ankara’ ya gelmiştir.
Türk Yüksek Mimarlar Birliği TMMOB ve Mimarlar Odası’ nın kuruluş sürecinde gerekli her türlü organizasyonun yapılmasında, kadroların temininde, maddi kaynak sorunun aşılmasında, mekan ihtiyacının giderilmesinde tüm imkanlarını seferber etmiştir. Bu durumda göz ağrıları otuz yıllık Derneklerinin geleceğinin ne olacağını tartışmış ve devam kararı almışlardır. Özel bir kanunla kurulmuş olan Odanın, mimarların ve mimarlık mesleğinin haklarını daha iyi koruyabileceği, Birliğin ise kültürel ve sosyal bir kuruluş olması fikri ağır basmıştır. O yıllarada aralarında sanki sözlü bir işbölümü varmış gibi, toplantı, sergi, seminer, balo düzenlenmesi ve benzeri işlere Mimarlar Odası hiç el atmamış, Türk Yüksek Mimarlar Birliği tarafından yapılmıştır.
Ancak kanunlarla daha güçlü kılınmış Odaların hayata geçmesiyle, yetki, ekonomik güç ve kadrolarının büyük bir bölümünü Odalara aktaran Türk Yüksek Mimarlar Birliği İstanbul ve İzmir Şubeleri maddi sıkıntılara düşmüş, eski hayatiyetlerini kayıp etmiş, giderek Odaların yan kuruluşları haline dönüşmüşlerdir.
TÜRK MİMARLAR DERNEĞİ DÖNEMİ – ANKARA
İzmir Şubesi 28.7.1961 tarihinde kapanmıştır. İstanbul Şubesi’ de aynı şekilde zayıflamış ve kapanma noktasına gelmiştir.
21 şubat 1965 günü Türk Yüksek Mimarlar Birliği lokalinde tek gündem maddeli olarak yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısında yeni bir tüzük kabul edilmiş ve derneğin adı “Türk Mimarlar Derneği” olarak değiştirimiştir.
Yeni tüzüğe göre Dernek şubesiz olarak çalışacaktır. Yönetim Kurulunun 5.10.1965 tarihli toplantısında İstanbul Şubesi’ni kapatmak ve çalışmalarına şubesiz olarak devam etmek kararı alınır.
Ancak Ankaralı mimarlar uzun bir süre Mimarlar Odası ile birlikte, etkileri azalmış bir şekilde çalışmalarını sürdürmüşlerdir. 27 Mayıs İhtilali anayasasının özgürlükçü ortamı içinde 1960 yılından itibaren ülke genelinde başlayan siyasallaşma ve parlomento dışı muhalefet hareketlerinin, 1968 dünya gençlik hareketleri ile hız kazanması, TMMOB ve Mimarlar Odası’ na, dolayısı ile Türk Mimarlar Derneği’ ne de yansımıştır.
Ankara’ da 1956 yılında kurulan Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’ de 1960 yılından itibaren mezunlarını vermeye başlamıştır. ODTÜ bu dönemde, bu hareketlerin en yoğun olduğu üniversitelerden birisidir. Yeni yetişen kadrolar TMMOB, Mimarlar Odası ve Türk Mimarlar Derneğinde aktif görevler almaya başlamışlardır. Artık tüzüklerine “Birliğin gayesi sırf mesleki olduğundan siyaset ile alakası yoktur” yazan eski bir nesil ile aktif olarak yükselen siyasi yapı içinde mücadele veren yenilerin çatışması gündeme gelmiştir.
MiMARLAR DERNEĞi DÖNEMİ 1973-
Bu siyası karışıklıklar içinde 12 Mart 1971 tarihinde Kuvvet Komutanlarının vermiş oldukları bir muhtıra ile iktidar değişmiş ve sıkı yönetim ilan edilmiştir. Günün antidemokratik ortamına uygun bir şekilde dernekler kanunu da değiştirilmiştir. Bu değişikliklere uyum sağlamak üzere 13.Ekim.1973 tarihinde yapılan kongrede derneğin adı da Mimarlar Derneği olarak değiştirilmiştir..
1950’ li yılların sonlarında Türk Mimarlar Derneği yöneticileri, bütün çabalarını kendilerine bir merkez binası edinmeye yoğunlaştırmışlar, tasarruf amacı ile, faaliyetlerini en aza indirme kararı almışlardır. 1970’ li yıllarda Dernek, Oda içinde bir anlamda asimile olmuştur. 12 eylül 1980 askeri darbesinin ilk eylemi siyasi partileri, dernek ve benzeri sivil kitle örgütlerini bir bildiri ile kapatmak olmuştur. İlerici ve demokrat kitleler üzerinde büyük baskılar uygulanmış, bu tip örgütler dağıtılmaya çalışılmıştır. Dernekte bu sürecte 12.Eylül.1980 ile 15.4.1981 tarihleri arasınada kapalı kalmıştır.
Bu tarihe kadar Oda ile bütünleşik bir yapı sürdüren Dernek yöneticileri, eskisi gibi bağımsız bir yapıya dönmek kararı alırlar ve bu kararlarını uygulamaya koyarlar.
Mimarlar Derneği günümüzde, Türk Yüksek Mimarlar Birliği’ nin, TMMOB ve Mimarlar Odası’ nın 1954 yılında kuruluşu sonrası yapmış olduğu muhasebe neticesi ulaşmış olduğu sonuca uygun olarak, mimarlık kültür ve sanatının tanıtılması, geliştirilmesi, mimarlık sorunları karşısında öneriler üretilmesi, almış oldukları mirası amacına en uygun şekilde kullanıp, kendilerinden sonra gelenlere onurla devir edilmesi çabalarına devam etmiştir, etmektedir. Konferanslar, sergiler, seminerler, gösteriler, kitap yayınları ile programlarını hayata geçirmeye çalışmaktadırlar. Artık diğer mimarlık kuruluşları ve örgütlerle kişilikli, mesafeli, dünya görüşleri parelelinde işbirlikleri yapmaktadır. Ancak bu noktaya gelene kadar da, Derneklerinin varlığını ve bağımsızlığını korumak için zaman, zaman ciddi mücadeleler vermek mecburiyetinde kalmışlardır.