Bir Garip Rüya Rengi (2024), gerçek ile rüya, hafıza ile görüntü arasında salınan; mekânı yalnızca bir arka plan olarak değil, hatırlamanın aktif bir bileşeni olarak düşünen bir belgesel. Anlatmaktan çok hissetmeye, açıklamaktan çok bakmaya davet ediyor. Yasemin Akıncı'nın yönetmenliğini yaptığı film, emekli mimar Ertil'in oturduğu binanın depreme karşı dayanıksız olduğu için yıkılacağı haberini almasıyla gelişen olayları merkeze alıyor. Bu buluşmada filmi birlikte izledikten sonra, belgeselin yönetmeni Yasemin Akıncı ile Zoom üzerinden kısa bir söyleşi gerçekleştireceğiz. Görüntü, bellek ve mimari düşüncenin belgeselin diliyle nasıl iç içe geçtiğini; filmin kurduğu sessiz ama yoğun dünyayı birlikte konuşacağız. Yıl: 2024, 72 dk.
İstanbul doğumlu olan Yasemin Akıncı, Galatasaray Üniversitesi’nde iletişim eğitimi aldıktan sonra Fransa’ya taşınmış, Toulouse’daki ESAV (École Supérieure d’Audiovisuel) okulunda sinema eğitimi görmüş. Bugün İstanbul ile Marsilya arasında yaşayan Akıncı, belgesel yönetmenliği ve kurgu alanlarında çalışıyor. Akıncı, belgesellerinde hafıza, kimlik ve hayal gücü gibi temaları işliyor. Akıncı’nın ilk uzun metrajlı filmi olan “Bir Garip Rüya Rengi”nin dünya prömiyeri IDFA – Luminous’da gerçekleşmiş, film XXIV. Dokufest kapsamında Balkan ülkelerinden belgesellerin yarıştığı Balkan Dox klasmanında En iyi Belgesel Ödülü’nü almış.
Ben Zekican. (they/them ya da he/him) Çeşitli dergilerde yazan feminist-kuir bir sanat ve sinema yazarıyım. Aynı zamanda dijital medya ve iletişim alanında çalışıyorum. Sinema eğitimi aldım ve uzun zamandır sinema ile çağdaş sanat üzerine yazıyorum. İlgi alanlarım arasında yeni kuir sinema, sinemada kadın ve kuir temsilleri, ayrıca çağdaş sanat ile sinema arasındaki ilişki yer alıyor. GALECA ve GLAAD üyesiyim. Benim Sinemalarım isminde bir podcasti hazırlayıp, sunuyorum. Berlinale Talents bursiyerlerinden biriyim.